Geçenlerde dünyaca ünlü bir Amerikan şirketi ilginç bir anket sonucu yayımladı. Ýş başvurusu yapan adayların yüzde 80’i ilkokul beşinci sınıf düzeyindeki İngilizce ve matematik sorularından oluşan sınavda başarısız oluyormuş. Bunların hepsi üniversite mezunuymuş. Buna inanmakta güçlük çekenlere aşağıdaki satırları okumalarını tavsiye ediyorum.

Amerikan televizyon kültürünün vazgeçilmez kahramanlarından komedyen Jay Leno’nun hafta içi her akşam yayımlanan programı sıradan Amerikalıların dünyada olup bitenlerden ne derece haberdar olduğunu gösteren ilginç bir örnek. Leno, elinde mikrofonu arkasında kameramanıyla sık sık Los Angeles sokaklarına dalıyor. Karşısına çıkanlara sorular yöneltiyor, cevaplarını da yayımlıyor. Seyirci ekranda izlediği kişiyle arasında benzerlik kurmadan verilen cevaplara gülüyor. Cevaplar aslında gülünemeyecek kadar ciddi. Nasıl mı? Aklımda kalanları paylaşmaya çalışacağım:

Soru: Dünyanın kaç uydusu var?

Cevap: Emin değilim ama üç tane olabilir.

Soru: Dünya, yörüngesi etrafındaki turunu ne kadar sürede tamamlıyor?

Cevap: Birkaç ayda.

Soru: Amerika’ya sınırı olan ülkeler?

Cevap: Biri Kanada, ondan eminim, çünkü kardeşim orada yaşıyor. Diğeri ise… Hatırlayamadım ama Brezilya olabilir mi?

Soru: Putin adı size kimi hatırlatıyor?

Cevap: Yabancı bir film yıldızını.

Yetişkinler arasında yapılan bir ankete göre Amerikalıların yüzde 42’si haritada Japonya’nın yerini gösteremiyor. Yüzde 15’i ise ABD’yi haritada bulamıyor. Halkın genel çoğunluğu günlük hayatlarını belirleyen dev şirketlerin varlığından habersiz ama yüzde 70’i meleklerin varlığına inanıyor. Yaklaşık 70 milyon Amerikalı, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın düşman olduğunu bilmiyor. Lise öğrencilerinin yüzde 58’i günlük gazetenin köşe yazılarındaki konuları anlamakta güçlük çekiyor, yüzde 21’i Güneş’in Dünya etrafında döndüğüne inanıyor. Yaklaşık 120 milyon Amerikalı, bir ilkokul çocuğunun okuyabildiği kadar kitap okuyor.

Türkiye’yi Güney Amerika’da sanan ya da Tony Blair’in pop yıldızı olduğunu söyleyenlerin sayısı azımsanacak gibi değil. Ama dünyadaki gelişmeler bir yana Amerikalıların büyük kısmının Amerika’da olup bitenden haberi yok. Onların dünyasında savaş, siyaset, uluslararası gelişmeler ya da güncel haber diye bir kavram yok. Gazete okumuyorlar. Dergilere bakmıyorlar. Onlar için önemli olan yaşadıkları bölgenin hava durumu, tuttukları takımın lig maçları ya da Pizza Hut’ın piyasaya yeni sunduğu bol yağlı ürünler. Okyanus kenarında yaşayıp tsunami’nin Çin dövüş sanatı olduğunu söyleyenlere rastlanıyor. Çoğunun eğitim macerası lisede noktalanıyor. Üniversite öğrencileri zaten kendi alanları dışında okumaya, öğrenmeye yatkın değil.

Ýletişim teknolojisinin son gelişmelerine sahne olan bir ülkede dünyadan habersiz bu kadar çok kişinin olması bilimsel araştırmalara malzeme olabilecek bir konu.

Dumansız sahiller

Sigara sağlığa zararlıdır. Bunu herkes bilir ama içenler nedense düşünmek istemez. Dünyanın en büyük sigara üreticisi olan ABD’de sigara karşıtı kampanyalar büyüyor. Los Angeles, Boston, ardından New York ve daha pek çok kentte kamu alanlarında sigara içmek yasak. Ama son uygulamalar bu yasağın dozunu biraz kaçırıyor gibi. Los Angeles’ın en güzel sahillerine ev sahipliği yapan Santa Monica’da denize karşı sigara içmek artık yasak. Sahilde yürürken, okyanus havasını koklarken eskisi gibi sigara tüttürmenin cezası 300 dolardan başlıyor. Meksika sınırına kadar olan bölge dumansız alan ilan edildi. Sigara yasağı sahiller dışında kentin bazı parklarına da yayıldı. Sigara içenlerin tek kalesi şimdilik evleri.

Ancak yakında buna da sınırlama gelebilir. Belediye bugünlerde apartmanlarda sigarayı yasaklayan bir yasa üzerinde çalışıyor.
18 Ocak 06




Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir