Pedofil, çocuklarla cinsel ilişkiye eğilimi olanlan yetişkinlere verilen bir ad. Tıptaki deyimiyle bir hastalık. Bu hastalığa verilen ad ise pedofili. Yaygın adıyla sübyancı ya da sübyancılık. “lacı, tedavisi olmayan bir hastalık türü. Bu hastalığa yakalanan biri, aynı zamanda yasaların affetmeyen kurallarına da yakalanırsa ortaya ciddi bir suç çıkıyor. Mahkeme tarafından suçu kanıtlanan bir pedofilin hapiste geçireceği yıllardan çok, toplumun vereceği ceza önde geliyor. Çocuklarla cinsel ilişkiye girdiği tespit edilenler toplumdan uzaklaştırılıyor, hayatları boyunca kimliklerine işlenen bu suç onları yalnız bırakmıyor. Mahallelerine bu suçtan dolayı hapiste yatıp cezasını çeken birinin taşındığını öğrenen Amerikalılar, bu suçluyu başka yere taşınana kadar rahat bırakmıyor, çocuklarını sokağa salmıyor.
Hastalığın mikrobu yok ama bulaşıcı. Küçük yaşta cinsel ilişkiye zorlanan çocukların potansiyel bir pedofil olarbileceği ihtimalini uzmanlar sık sık dile getiriyor.
Pedofil ve pedofili ile ilgili bu açıklamadan sonra yazının konusuna girelim.
Þu anda ABD’nin gündemini oluşturan Katolik kilisesindeki seks skandalı ortalığı sarsıyor. Öyle bir sarsıntı ki toplumu derinden etkiliyor, dinin toplum üzerindeki gücü karşısında duyulan güvensizlik çığ gibi büyüyor. Ortadoğudaki kan gölü, terörle mücadele savaşı, ekonomik gelişmeler bir yana kilisenin bulaştığı seks rezaletleri gündemin tepesinden bir türlü inmiyor, yakın bir gelecekte de ineceğe benzemiyor.
Ocak ayından bu yana ABD’de konuşulan ve sadece Katolikleri değil dini inancı olan herkesi ilgilendiren bu konuyu uzun süre duymazdan gelen Vatikan, duyarsızlığını bir kenara bırakıp birşeyler yapma zamanı geldiğini gördü. Papa, ABD’deki 13 kardinalini Vatikan’a çağırdı. Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek toplantıda Papa, ABD’deki kiliselerde neler olup bittiğini soracak bu kardinallere. Rahiplerin çocuklara yönelik seksüel eğilimlerini bir de kardinallerinden dinleyecek.
Kardinallerin, Papa’ya herşeyin kontrolleri altında olduğunu ya da konuyu basının abarttığını ve inançlı Katoliklerin bu söylentilerin etkilemeyeceğini söylemesini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Ama, yasal yollarla da kanıtlanmış bazı olaylar hakkında Kardinallerin Papa’yı nasıl ikna edeceğini tahmin etmek oldulça güç. Hele bu kardinallerin arasında bir de küçük bir kıza tecavüz ettiği söylentilerinin hedefi olanlar da varsa…
Papa’nın ilerleyen yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle konuyla ne kadar yakından ilgileneceğini bilemiyoruz ama ABD’de bugün itibariyle polis konuyla oldukça ilgili görülüyor.
Yıllar önce kilise yöneticileri tarafından seks aleti olarak kullanılan dünün çocukları, bugünün yetişkinleri bir adım öne çıkmaya başladı. Birbirinden güç alan bu kilise madurları artık seslerini yükseltme zamanı geldiğini anladı. Söylentileri araştıran mahkemeler bir rahibi mahkum etti, sırada diğerleri var. Hakkında soruşturma açılan bir rahip bugün intihar etti. Kilise hiyerarşisinin dorukları istifaya zorlanıyor.
Ocak ayından bu yana sadece California eyeletinde 500’e yakın kişi mahkemelere başvurup geçmişte rahipler tarafından tecavüz edildikleri belirterek halen görevleri başında olan rahipler hakkında suç duyurularında bulundu
Kilise ise Boston’da başlayan ve Boston Globe Gazetesi’nin titiz ve cesur araştırmalarıyla ortaya konan Katolik seks skandalını kapatmak için sürdürdüğü çalışmalarında teslim bayrağı çekti. Bugüne kadar kilise aleyhinde açılan davaları kapatmak için kilisenin kasasından harcanan 1 milyar dolar da bu skandalın daha fazla gizlenemeyeceğini ortaya koydu. Bu 1 milyar dolarlık sus payı ile bir başka konu ortaya çıktı. Kilisenin sahip olduğu gücün sadece manevi gücün yanı sıra maddi gücü de bir kez daha konuşulur oldu. Kapitalizm düzenin en güçlü, en büyük mali yapısının kilise olduğu gerçeğni insanlar tekrar konuşmaya başladı.
Yapılan araştırmalar kilisenin bulaştığı seks skandallarından dolayı insanların eski güvenini yitirdiklerini gösteriyor. Artık herkes Katolik rahiplere potansiyel sübyancı, pedofil gözüyle bakıyor. Dini eğitim için çocuklarını kiliseye emanet eden aileler evlerine dönerken kafalarınadaki soru işaretleri zihinlerini kurcalıyor.
Sosyolojik yapıları kökünden değiştireceğe benzeyen bu gelişmeler güçlü kiliseyi yıkmasa da sarsmaya yetiyor.
18 Nisan 2002
“Kilisedeki seks” hakkındaki görüşünüz?