Kenya’da Safari

Masai Mara’da başlayan, Nakuru’da devam eden Kilimanjaro’nun gölgelediği Amboseli’de son bulan yedi günlük safari maceramızdan geriye kalan notlar ve fotoğraflar…

Nairobi’yle ilk temas

25 Ekim 2019 – 1. Gün

Yaban hayvanlarının özgürce gezdiği Kenya’ya her yıl safari macerası yaşamak isteyen binlerce insan akın ediyor. Geçenlerde bu gruba biz de dahil olduk. 8 gün boyunca birbirinden ilginç olaylara, nefis doğa manzaralarına tanık olduk. Uçsuz bucaksız düzlüklerin tertemiz havasını soluduk, yaban hayatıyla tanışıp ve sıcakkanlı insanlarıyla sohbet ettik. Bu geziyi unutmamak, hep hatırlamak için bu yazıyı hazırladık. İşte bizim Kenya maceramız…

25 Kasım 2019’da Dubai’den Nairobi’ye gitmek için yola çıktık. 10:15’te havalanan uçağımız 14:15’te Nairobi Jomo Kenyatta Havaalanı’na indi. Vizelerimizi buraya gelmeden online sistemden aldığımız için belge doldurmadan pasaport kontrol kuyruğuna girdik. Kontrolü üç görevli yapıyordu. Sıranın bize gelmesi yaklaşık yarım saati buldu. Pasaportlarımız damgalandıktan sonra bavullarımızı aldık ve hava alanındaki döviz bürosundan 300 dolar (30000 Kenya Şilini) bozdurduk. Otel, yemek ve tur masraflarını önceden ödediğimiz için bu paranın gezi sonuna kadar ufak tefek harcamalar için yeteceğini hesaplamıştık, öyle de oldu.

Hava alanında bulunan taksi şirketiyle konuşup gideceğimiz oteli söyledik. 2000 şiline bir taksi ayarlayıp yola çıktık. Hava alanında serbest bekleyen taksiler yok, kapıdan çıkmadan önce şirket yetkilileriyle anlaşıp ücreti peşin ödemeniz gerekiyor. Eğer bunu yapmadan çıkarsanız dışarıda bekleyen özel arabalardan biriyle anlaşmanız gerekecek. Şehir merkezine otobüs seferleri de var ancak hangi otobüsün ne zaman nereden kalkacağını anlamak için biraz uğraşmanız gerekebilir. Hava alanını başkente bağlayan raylı ulaşım sistemi yok.

Kenya'da Safari - Masai Mara
Nairobi’yle tanışma vakti

Nairobi’nin çılgın trafiği hakkında bilgi sahibiydik. Şehir merkezindeki otele bir saatte ulaşabildik. Kayıt işlemlerimizi yaptıktan sonra lobide yarın başlayacak safari turumuz için ön bilgilendirme görüşmesi vardı. Monkey Adventures adlı tur şirketinden beş görevli gezimizin bütün detaylarını anlatıp sorularımızı yanıtladı.

Safari turları için farklı seçenekler var. Gruplar halinde ya da size özel araçla turlara çıkabiliyorsunuz, bizim tercihimiz ikinci seçenekti. Bu özel yolculuğu tanımadığımız bir grupla paylaşma riskini almadık. 7 gün boyunca birlikte olacağımız rehber ve aynı zamanda şoförümüz Joseph ile tanıştık.

Bütün soruları sorup detaylı cevaplarını dinledikten sonra şehri keşfetme turumuz başladı. Hava kararmak üzereydi ve akşam olmadan şehir merkezini az da olsa tanımak istiyorduk. Otelde çok sıkı güvenlik önlemleri vardı. Giriş ve çıkışlar kontrol altındaydı. Birkaç ay önce yaşanan terör saldırılarından sonra özellikle yabancıların kaldığı büyük oteller önlemlerini en üst seviyede tutuyordu.

Otelden çıktığımızda yoğun kalabalık ve artık alıştığımız karmakarışık trafikle karşılaştık. Şehrin ortasından geçen Moi Caddesi’nde biraz yürüdükten sonra ara sokaklara daldık. Bu cadde aynı zamanda şehir içi yolcu otobüslerinin merkeziydi. Kaldırıma üç şerit park etmiş otobüsleri bekleyen uzun kuyruklar vardı ama kimin hangi otobüsü beklediği, nasıl bineceği belli değildi çünkü kuyrukların başında ya da sonunda hiçbir tabela ya da işaret yoktu. Akşam saatlerine denk geldiğimizden kaldırımlardaki kalabalık da her geçen dakika yoğunlaşıyor, insanlar telaşla bir yerlere koşuşturuyordu.

Elektronik eşya mağazalarının yoğunlukta olduğu bir caddede kalabalık bir restoran dikkatimizi çekti. İçeri girdiğimizde herkesin patates kızartması yediğini gördük. Menüde tavuk da vardı. Müşteriler tam ya da yarım tavuğu seçiyor, haşlanmış tavuklar kızgın yağda birkaç dakika kızartıldıktan sonra masalara servis ediliyordu. Tavuk ve patates kokusu her yere sinmişti. Yerel halkın yoğun ilgi gösterdiği bu mekânda biz de siparişlerimizi verdik. Birer porsiyon tavuk ve patates kızartmasını alıp uzunca bir masada yemeye başladık.

Kenya'da Safari - Masai Mara
Yerken iyiydi ama sonrası…

Burada bizden başka yabancı yoktu. Yemekten fırsat bulup başımızı kaldırdığımızda meraklı gözler bizi süzüyordu. Birkaçıyla göz göze gelip selamlaştıktan sonra samimiyet arttı, bakışların ve gülümsemelerin süresi uzadı. Karşımda oturan iki kadının gülüşmelerinden bir şeylerin yanlış gittiğini anladım. Oturuşumuz, yemeği yiyişimiz ya da aramızdaki konuşma dikkatleri üzerimizde toplamıştı. Masaları silen garson bile bize bakmaktan işini yapamaz haldeydi. Yemeği bitirip fotoğraflarımızı çekerken neredeyse herkes nefesini tutmuş bizi izliyordu. Bu ilginç akşam yemeğinden sonra şehir turuna devam ettik.

Bizden başka turist yoktu ve Nairobi’de hava karardıktan sonra yürümememiz konusunda pek çok kişiden uyarı almıştık. Yabancısı olduğumuz şehirlerde her zaman risk vardır, tanımadığınız sokaklar, bilmediğiniz bir kültür, alışık olmadığınız dil… Nereden neyin geleceği belli olmayan bir durumdur bu ve güvenliğiniz için size verilen şansı zorlamamak gerekir.

Kenya'da Safari - Masai Mara
Kenya’nın başkenti Nairobi’den genel görüntü

Birkaç markete girip satılan ürünleri, koridorları, alışveriş yapan kalabalığı izledikten sonra geldiğimiz yoldan otele geri döndük. Az önce yürüdüğümüz ara sokaklardaki dükkanlar kepenklerini indirmeye başlamış, başkente karanlık çökmüştü. Mağazaların vitrinleri ve geçen arabaların farları dışında caddeleri aydınlatan ışığın olmadığını fark ettik. Otobüs bekleyenlerin oluşturduğu kalabalık kuyruklar uzamış ara sokaklara dalmıştı. Trafik ışıkları vardı ama yeşilin yanmasını bizden başka kimse beklemiyordu. Nairobi’nin trafik sistemini görenler, özellikle akşam saatlerinde bu karmaşaya tanık olanlar dünyanın başka yerlerindeki trafiği eleştirebileceğini sanmıyorum. Yaklaşık iki saat süren ilk Nairobi temasımızdan sonra otele döndük. Lobide biraz dinlenip odamıza çıktık.

Yarın büyük macera başlayacaktı ve yol yorgunluğumuzu atıp güne dinç başlamamız gerekiyordu.

SAFARİ FOTOĞRAFLARI