Bunlara yanit aramaya basladi ama her seferinde agzini kapatmasi ogutlendi buyukleri tarafindan. Meraki onu terketmedi. Tanri, doga ve insan uzerine yogunlastikca cevabini bulamadigi yeni sorular cikiyordu karsisina. Antik caglara ait dinsel metinlerde tanrilarin gokten arabalariyla yeryuzune indiklerini okumustu. Gercek bir tanrinin yeryuzune inebilmesi icin boyle bir araca ihtiyaci
var miydi? Diger antik cag toplumlarinin da boyle inanclarinin olup olmadigini arastirdi. Her arastirmasinda benzer bulgularla karsilasti. Calismalarini bir kitapta topladi. Kitap 28 dile cevrildi, yuzlerce baskisi yapildi. Kitabin adi “Tanrilarin Arabalari”ydi, yazari da Erich Von Daniken’di.
Kimine gore bir hayalperestti o. Bilinmeyeni bilinir kilan bir misyon adami diyenler de var ona, ya da modern bir masalci. Gectigimiz gunlerde Fenomen Dergisi ve Cep Yayinlari’nin konugu olarak iki gunlugune Istanbul’a gelen Daniken, yine ilginc gorusler atti ortaya. Erich Von Daniken artiHaber’in sorularini cevapladi:

Soru: Size gore binlerce yil once uzaydan bir takim yaratiklar dunyayi ziyaret ettiler. Yildizlar arasi mesafe cok buyuk. Bu dunya disi varliklar bu mesafeyi nasil astilar? NASA, gelecekte bunun bir benzerini gerceklestirmeyi dusunuyor mu?

Daniken: NASA’nin bu konuyla ilgili bir projesi bulunuyor. Uzayda bir istasyon insa edilecek ve bu istasyon yildizlara yolculugun ilk noktasi olacak. Bu istasyon 10 isik yili mesafesini 500 yilda katedecek. Zaman cok uzun. Bu nedenle bu tur yapilar kusak yapilari olacak. Bu istasyonun icinde insanlar evlenecek, yeni nesiller yeryuzune yetisecek. Bu nesiller yeryuzune karsi hic ozlem duymayacak cunku yeryuzu diye birsey bilmeyecek. Bu istasyonlar Samanyolu’nu izleyerek insan soyunu yildizlara tasiyacak. Soru: Ayni sistemi binlerce yil once kesfedenler boyle bir yolculuga cikmis olabilirler mi?

Daniken: Binlerce yil onceki Vimana adi verilen kutsal Hint kaynaklarinda bundan bahsediliyor. Dunyanin etrafinda devasa kentlerin bulundugu, bu kentlerden cikan kucuk araclarin dunyayi ziyaret ettigi belirtiliyor. Bugunku sorunumuz ise kendimizden yuksek bir uygarlikla karsilastigimizda bunu tasvir edemeyisimizdir.
Soru: Eski caglarda bir takim yaratiklarin dunyayi ziyaret ettiginden nasil emin olabiliyorsunuz?
Daniken: Bes bin yil oncesinin kutsal metinlerinde gokten gelen bazi araclar tasvir ediliyor. Bunu eski Sumer yazitlarinda gormek mumkun. Orta Amerika’daki butun kavimler tanrilarin goklerin icinde bulutlarin arasinda oturduklarina, bunlarin buyuk bir ates topuyla yeryuzune ineceklerine inaniyorlardi. Dogal olarak insanlar bu yaratiklara tanri gozuyle baktilar ve onlari tasvir ettikler. Birbirinden binlerce kilometre uzakliktaki bu medeniyetlerin hepsi de gokte yasayan varliklari taniyorlardi. Atalarimiz uzaylilarin varligina inanmislardi. Onlar da varliklarini bize gosterebilmek icin geride birtakim izler birakti.
Soru: Nedir bu izler?
Daniken: Bu izler o kadar cok ki saymakla bitmez. Ornegin Fransa’nin guneyinde belirli bir dogrultuda kilometrelerce uzayan bir hatta bulunan buyuk taslar var. Efsaneye gore bunlarin Romali askerlerin taslasmis hali oldugu da one suruluyor. Ama gercek baska. Tas sutunlar rastgele burada durmuyor. Belirli aciya gore yerlestirilmis. 5 bin yil once bu taslar buraya yerlestirildiginde atalarimiz geometriden habersizdi. Ama bu taslarin siralanisi incelendiginde bir geometrik sistem icinde olduklari goruluyor. Geometrik tas duzenlerinin yardimiyla dunya disi yaratiklar kendilerinin nasil varliklar olduklarini gelecek nesillere anlatmak istediler. En buyuk kesiflerden biri de Meksika’nin Palenke bolgesinde yapildi. Burada bir tapinagin zemininde 3.80 metre eninde 2.20 metre boyunda 10 tonluk bir levha bulundu. Bunun uzerine bir teknolojinin figurleri kazinmisti. Bilim adamlari bununla ilgili bir yigin aciklama yapti hepsi cok gulunc ve sapma.
Soru: Arastirmalariniz buyuk bir bolumu Peru’daki Nazca cizgilerinde yogunlasti.
Daniken: Nazca, Lima’nin 470 kilometre guneyinde kucuk bir kasaba. Piste benzeyen genis ve uzun geometrik sekillerle cizgiler bulunuyor. Cizgilerin bir tarafinda daglar var. balik, insan, kus, maymun figurleri de var. Bilim adamlari bunlarin kabile sembolleri oldugunu iddia ediyor. Eger bu sekilleri o yillarda yasayan kabileler cizdiyse niye kendi gorebilecekleri bir bicimde cizmediler. Cunku bu cizgiler sadece havadan gorunuyordu. Cizgiler 25 kilometre uzunlugundaydi ve daglari asarak bir noktada birlesiyordu. Bu noktada ise birbirini kesen ince ve uzun cizgiler de bulunuyordu. Genis pistler 3 kilometre uzunlugundaydi. Figurleri insa edenler de bize bazi mesajlar birakmislardir. Bu figurlerdeki yaratiklarin bir eli gokyuzunu bir eli yeryuzunu gosteriyor. Bu cizgilerin ne anlama geldigini ben de bilmiyorum ama bunlar binlerce yil onceki bir uygarligin eseri. Daglarin uzerinde dijital bir kodlamaya benzer bazi isaretler de var. Basini her soylenene sallamaktan baska birsey yapmayan insanlar bunlari gormemekte direniyor.

Soru: Bilim, uzayda varolduklari iddia ettiginiz canlilarla ilgili gercekleri neden sakliyor? Bilim adamlari yoksa sizi ciddiye almiyor mu?

Daniken: Gayet durust ve tutarli bilim adamlari var. Ama gercegi insanliktan saklamak icin buyuk gayret gosteren bilim cevreleri de var. Bunlar insanligin uzayli varliklar hakkinda bilgi edinmesini istemiyorlar. Eski yazitlari ceviren kisiler kamuoyunu yaniltti. Gercekleri sakladilar. Dunya disinda herhangi bir yapay nesne gorduklerinde bunu aciklamamaya kararlilar. Toplumun sok gecireceginden korkuyorlar. Boyle bir bilgi aciklandiginda toplum yapisinda kaymalar olabilir diye korkuyorlar.

Soru: Dunya disi varliklar neden arkalarinda somut izler birakmadilar?

Daniken: Dunya disi varliklarin biraktigi bilgiler bizim genlerimizde sakli. Geriye bir bilgi birakmis olsalar bu bilginin en az iki kosulu yerine gerceklestirmis olmasi gerekiyor. Binlerce yil yok olmayacak nitelikte olmasi gerekiyordu. Ikincisi bu bilgiye ilk ulasan kusagin uzayi taniyan onu kesfe cikan bir kusak olmasini istediler. Bu bilginin ulasacagi adres teknolojik duzeye ulasmis olan kusakti. Biz bu isaretleri almayi basaran ilk kusagiz. Bilgiler biryerlerde bunlari arayip bulmaliyiz. Dunya gizemli olaylarla dolu. Bunlarin hepsi bazi varliklarin dunyayi ziyaret etmis olduklarini gosteriyor. Bu varliklar o zamanlar tekrar dunyaya doneceklerini insanlara bildirmisler.

Soru: Turkiye’de gizemli diyebileceginiz yerler var mi?

Daniken: Nemrut Dagi’ndaki tumulus… Kimse bu tumulusun altinda neyin oldugunu bilmiyor ve arastirmiyor.

Soru: Dunya disi canlilar bugun niye yoklar?

Daniken: Onlarin burada olduklarini ve bizi gozlediklerini biliyorum. Onlari gormeye hazir olmadigimiz icin varliklarini gizliyorlar.

Soru: Baska dunyalardan gelenlerin bize sok yasatmak istemediklerini belirtiyorsunuz. Binlerce yil once geldiklerinde o gunun insanlari nasil bir sok yasadi?

Daniken: Biz herseye at gozluguyle bakiyoruz. Eski toplumlar kendilerinden baska bir suru seyin evrende var oldugunu kabul ediyordu. Onlar bu tur bir olguyu iclerine indirebiliyorlardi. Bunlar zamanimiza aktarilirken tanrilar olarak bildirildi. Ozellikle bilim adamlarinin UFO’larla ilgili birsey konusmak istememeleri komik degil mi? Bunun bilinmesi tum dunyanin cokmesi demektir. Onlar hala oyle goruyorlar.
Kati bir Katolik okulunda egitim goruyordu. Incil metinlerini Latince’den Ingilizce’ye ve Almanca’ya cevirirken bazi konular dikkatini cekti. Cevaplandiramadigi bir suru soru duruyordu karsisinda. Bunlara yanit aramaya basladi ama her seferinde agzini kapatmasi ogutlendi buyukleri tarafindan. Meraki onu terketmedi. Tanri, doga ve insane uzerine yogunlastikca cevabini bulamadigi yeni sorular cikiyordu karsisina. Antik caglara ait dinsel metinlerde tanrilarin gokten arabalariyla yeryuzune indiklerini okumustu. Gercek bir tanrinin yeryuzune inebilmesi icin boyle bir araca ihtiyaci var miydi? Diger antik cag toplumlarinin da boyle inanclarinin olup olmadigini arastirdi. Her arastirmasinda benzer bulgularla karsilasti. Calismalarini bir kitapta topladi. Kitap 28 dile cevrildi, yuzlerce baskisi yapildi. Kitabin adi “Tanrilarin Arabalari”ydi, yazari da Erich Von Daniken’di.
Kimine gore bir hayalperestti o. Bilinmeyeni bilinir kilan bir misyon adami diyenler de var ona, ya da modern bir masalci.
Gectigimiz gunlerde Fenomen Dergisi ve Cep Yayinlari’nin konugu olarak iki gunlugune Istanbul’a gelen Daniken, yine ilginc gorusler atti ortaya.
Erich Von Daniken artiHaber’in sorularini cevapladi:

Soru: Size gore binlerce yil once uzaydan bir takim yaratiklar dunyayi ziyaret ettiler. Yildizlar arasi mesafe cok buyuk. Bu dunya disi varliklar bu mesafeyi nasil astilar? NASA, gelecekte bunun bir benzerini gerceklestirmeyi dusunuyor mu?
Daniken: NASA’nin bu konuyla ilgili bir projesi bulunuyor. Uzayda bir istasyon insa edilecek ve bu istasyon yildizlara yolculugun ilk noktasi olacak. Bu istasyon 10 isik yili mesafesini 500 yilda katedecek. Zaman cok uzun. Bu nedenle
bu tur yapilar kusak yapilari olacak. Bu istasyonun icinde insanlar evlenecek, yeni nesiller yeryuzune yetisecek. Bu nesiller yeryuzune karsi hic ozlem duymayacak cunku yeryuzu diye birsey bilmeyecek. Bu istasyonlar Samanyolu’nu izleyerek insan soyunu yildizlara tasiyacak.

Soru: Ayni sistemi binlerce yil once kesfedenler boyle bir yolculuga cikmis olabilirler mi?
Daniken: Binlerce yil onceki Vimana adi verilen kutsal Hint kaynaklarinda bundan bahsediliyor. Dunyanin etrafinda devasa kentlerin bulundugu, bu kentlerden cikan kucuk araclarin dunyayi ziyaret ettigi belirtiliyor. Bugunku sorunumuz ise kendimizden
yuksek bir uygarlikla karsilastigimizda bunu tasvir edemeyisimizdir.
Soru: Eski caglarda bir takim yaratiklarin dunyayi ziyaret ettiginden nasil emin olabiliyorsunuz?
Daniken: Bes bin yil oncesinin kutsal metinlerinde gokten gelen bazi araclar tasvir ediliyor. Bunu eski Sumer yazitlarinda gormek mumkun. Orta Amerika’daki butun kavimler tanrilarin goklerin icinde bulutlarin arasinda oturduklarina, bunlarin buyuk
bir ates topuyla yeryuzune ineceklerine inaniyorlardi. Dogal olarak insanlar bu yaratiklara tanri gozuyle baktilar ve onlari tasvir ettikler. Birbirinden binlerce kilometre uzakliktaki bu medeniyetlerin hepsi de gokte yasayan varliklari taniyorlardi. Atalarimiz uzaylilarin varligina inanmislardi. Onlar da varliklarini bize gosterebilmek icin geride birtakim
izler birakti.

Soru: Nedir bu izler?
Daniken: Bu izler o kadar cok ki saymakla bitmez. Ornegin Fransa’nin guneyinde belirli bir dogrultuda kilometrelerce uzayan bir hatta bulunan buyuk taslar var. Efsaneye gore bunlarin Romali askerlerin taslasmis hali oldugu da one suruluyor. Ama gercek baska. Tas sutunlar rastgele burada durmuyor. Belirli aciya gore yerlestirilmis. 5 bin yil once bu taslar buraya yerlestirildiginde atalarimiz geometriden habersizdi. Ama bu taslarin siralanisi incelendiginde bir geometrik sistem icinde olduklari goruluyor. Geometrik tas duzenlerinin yardimiyla dunya disi yaratiklar kendilerinin nasil varliklar olduklarini gelecek nesillere anlatmak istediler. En buyuk kesiflerden biri de Meksika’nin Palenke bolgesinde yapildi. Burada bir tapinagin zemininde 3.80 metre eninde 2.20 metre boyunda 10 tonluk bir levha bulundu. Bunun uzerine bir teknolojinin figurleri kazinmisti. Bilim adamlari bununla ilgili bir yigin aciklama yapti hepsi cok gulunc ve sapma.
Soru: Arastirmalariniz buyuk bir bolumu Peru’daki Nazca cizgilerinde yogunlasti.
Daniken: Nazca, Lima’nin 470 kilometre guneyinde kucuk bir kasaba. Piste benzeyen genis ve uzun geometrik sekillerle cizgiler bulunuyor. Cizgilerin bir tarafinda daglar var. balik, insan, kus, maymun figurleri de var. Bilim adamlari bunlarin kabile sembolleri oldugunu iddia ediyor. Eger bu sekilleri o yillarda yasayan kabileler cizdiyse niye kendi gorebilecekleri bir bicimde cizmediler. Cunku bu cizgiler sadece havadan gorunuyordu. Cizgiler 25 kilometre uzunlugundaydi ve daglari asarak bir noktada birlesiyordu. Bu noktada ise birbirini kesen ince ve uzun cizgiler de bulunuyordu. Genis pistler 3 kilometre uzunlugundaydi. Figurleri insa edenler de bize bazi mesajlar birakmislardir. Bu figurlerdeki yaratiklarin bir eli gokyuzunu bir eli yeryuzunu gosteriyor. Bu cizgilerin ne anlama geldigini ben de bilmiyorum ama bunlar binlerce yil onceki bir uygarligin eseri. Daglarin uzerinde dijital bir kodlamaya benzer bazi isaretler de var. Basini her soylenene sallamaktan baska birsey yapmayan insanlar bunlari gormemekte direniyor.
Soru: Bilim, uzayda varolduklari iddia ettiginiz canlilarla ilgili gercekleri neden sakliyor? Bilim adamlari yoksa sizi ciddiye almiyor mu?
Daniken: Gayet durust ve tutarli bilim adamlari var. Ama gercegi insanliktan saklamak icin buyuk gayret gosteren bilim cevreleri de var. Bunlar insanligin uzayli varliklar hakkinda bilgi edinmesini istemiyorlar. Eski yazitlari ceviren kisiler kamuoyunu yaniltti. Gercekleri sakladilar. Dunya disinda herhangi bir yapay nesne gorduklerinde bunu aciklamamaya kararlilar. Toplumun sok gecireceginden korkuyorlar. Boyle bir bilgi aciklandiginda toplum yapisinda kaymalar olabilir diye korkuyorlar.

Soru: Dunya disi varliklar neden arkalarinda somut izler birakmadilar?
Daniken: Dunya disi varliklarin biraktigi bilgiler bizim genlerimizde sakli. Geriye bir bilgi birakmis olsalar bu bilginin en az iki kosulu yerine gerceklestirmis olmasi gerekiyor. Binlerce yil yok olmayacak nitelikte olmasi gerekiyordu. Ikincisi bu bilgiye ilk ulasan kusagin uzayi taniyan onu kesfe cikan bir kusak olmasini istediler. Bu bilginin ulasacagi adres teknolojik duzeye ulasmis olan kusakti. Biz bu isaretleri almayi basaran ilk kusagiz. Bilgiler biryerlerde bunlari arayip bulmaliyiz. Dunya gizemli olaylarla dolu. Bunlarin hepsi bazi varliklarin dunyayi ziyaret etmis olduklarini gosteriyor. Bu varliklar o zamanlar tekrar dunyaya doneceklerini insanlara bildirmisler.
Soru: Turkiye’de gizemli diyebileceginiz yerler var mi
Daniken: Nemrut Dagi’ndaki tumulus… Kimse bu tumulusun altinda neyin oldugunu bilmiyor ve arastirmiyor.
Soru: Dunya disi canlilar bugun niye yoklar?
Daniken: Onlarin burada olduklarini ve bizi gozlediklerini biliyorum. Onlari gormeye hazir olmadigimiz icin varliklarini gizliyorlar.

Soru: Baska dunyalardan gelenlerin bize sok yasatmak istemediklerini belirtiyorsunuz. Binlerce yil once geldiklerinde o gunun insanlari nasil bir sok yasadi?
Daniken: Biz herseye at gozluguyle bakiyoruz. Eski toplumlar kendilerinden baska bir suru seyin evrende var oldugunu kabul ediyordu. Onlar bu tur bir olguyu iclerine sindirebiliyorlardi. Bunlar zamanimiza aktarilirken tanrilar olarak bildirildi. Ozellikle bilim adamlarinin UFO’larla ilgili birsey konusmak istememeleri komik degil mi? Bunun bilinmesi tum dunyanin cokmesi demektir. Onlar hala oyle goruyorlar.
2 Ocak 1998 ArtiHaber Dergisi

Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir