Zeynep Güven Ünlü ile dostluğumuz eskilere dayanır. 2005’te yollarımız California’da kesişti ama ben onun adını muhabirlik günlerimden, Hürriyet’teki haber ve röportajlarından biliyordum. Tanıştıktan sonra Irvine-Long Beach arasında çok gidip geldik, fırsat buldukça ailece California, Las Vegas turları yaptık. O günler, hatırladıkça güldüğümüz güzel birer hatıra oldu. Bir başka şehirde başlayan bu yolculuğumuz bugün de devam ediyor.

Zeynep geçenlerde benimle bir röportaj yaptı. Konu yeni kitabım “Başka Şehirler“di. Röportajdan çok iki arkadaşın sıcak bir sohbetiydi bu. Sonra bir yazı yazdı… Aşağıda özetini verdiğim bu yazısı diken.com.tr‘de yayınlandı. Arkadaşım olduğu için söylemiyorum ama ben sonuçtan çok mutlu oldum. Onun röportajlarını özlediğimi fark ettim. Zeynep, bizi o güzel yazılarına daha fazla hasret bırakma, kolları sıva, yazmaya başla!

Başka Şehirlerde başlayan yolculuklar
2007’de Santa Barbara’yı birlikte keşfettik
Başka Şehirlerde başlayan yolculuklar
Las Vegas anılarımız bize kalsın, o şehirde yaşananlar orada kalırmış zaten…

 

İşte o yazı…

Başka şehirlere zaman yolculuğu

ZEYNEP GÜVEN ÜNLÜ

Remzi Gökdağ’ın hayatı bir maceradan diğerine atılarak geçti, hala da öyle geçiyor. Bir gün Zürih’te tren garında Lenin’i Moskova’ya uğurluyor, öbür gün Einstein’la genel görelilik kuramının temellerini attığı Bern’de buluşuyor. Berlin’de Marlene Dietrich’le kol kola dolaşırken, bir de bakmışsınız Paris’e uzanıp efsane fotoğrafçı Robert Doisneau’yu yanına alıp tarihin en romantik fotoğraflarından ‘The Kiss’in sırrının peşine düşüyor.

ABD’de de hikayeleri var. 1967’ye dönüp Jimi Hendrix konseri için Monterey’e gidiyor. Charles Bukowski’yle Los Angeles barlarında bira içiyor. 40’lı yıllara gidip Los Alamos’ta Oppenheimer’le atom bombası hazırlıklarının sırrını paylaşıyor.

Üstelik bütün bunları bir aksiyon filmi hızında değil, sindire sindire yapıyor. Yaşadığı her anın tadını sonuna kadar çıkarıyor. Gökdağ’ın ‘Başka Şehirler’ adlı gezi/anı/tarih türündeki kitabında aradığınız, özlediğiniz çok şey var. Zamanın daha yavaş aktığı geçmişe giderken siz de yavaşlıyorsunuz. Buna bir de Gökdağ’ın telaşsız dili eklenince iyice rahatlıyorsunuz.

Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
22 yılda, üç kıtada beş ayrı kentte yaşayan ve yüzlercesine seyahat eden Remzi Gökdağ, şimdiki durağı Dubai’de, La Mer sahilinde.

Yine de zamanı ya da konsantrasyonu olmayan okurları düşünmüş yazar. Her şehrin hikayesini üç-dört sayfada bitirmiş, daha fazlasını merak edenler için kitabın sonuna bir okuma listesi eklemiş. Remzi Gökdağ, ‘diken.com.tr’nin sorularını yanıtladı, başka türlü gezi kitabı Başka Şehirler’in hikayesini anlattı.

Bu kitap nerden, nasıl çıktı, hatta ondan da önce bilmeyenler için Remzi Gökdağ kim?

Mesleğim gazetecilik. 1989’da Cumhuriyet’te başladım. Uzun ömürlü bir meslek hayatım olmadı. Fakat yaptığım süre içinde çok keyif aldım. 90’ların başında Park Otel gökdeleninin inşaatına engel olan haber ve röportajlara imza atmaktan ayrıca mutlu oldum. Ama işin en sevdiğim kısmı izlenim yazıları yazmaktı.

Fotoğraf çekmek, gezerek keşfetmek ve yazmanın beni çok mutlu edeceğine inandım ve radikal bir kararla mesleği bırakıp 1997’de Los Angeles’a gittim. Burada hem eğitim aldım, hem çalıştım, hem gezdim. Cumhuriyet’in dış haberler sayfasına ‘Pazar Mektupları’ yazdım.

ABD’de ne eğitimi aldınız?

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirmiştim. ABD’de web tasarımı ve fotoğrafçılık dersleri aldım. Tasarım, fotoğrafçılık ve başka yayıncılık işleri yaptım. Los Angeles’ta tam 10 yıl geçirdim. Çalışmak, para kazanmak bir anlamda özgürlüğümüzü satın almak demek. Kazandığımızla hayallerimizi gerçekleştirme imkanı elde ediyoruz. Etrafımızdaki arkadaşlarımız bu kazancı değişik şekilde değerlendiriyor; araba alıyor, ev alıyor, iş kuruyor.

Benim planım hep gezmek, dünyayı tanımaktı. Buna bir kere başlayınca da dikiş tutmadı. Belli bir adresim yok, merkezim yok. Bu arada ‘ben’ diyorum ama bütün bunları Los Angeles’ta tanışıp evlendiğim Yelda’yla birlikte yapıyoruz. Rüzgar nereye eserse, teklif nereden gelirse. Gider miyiz diye düşünmüyoruz, gittiğimizde neler yaparız, mutluluğu nasıl yakalarız diye düşünüyoruz.

Kitabı ona ithaf ettiniz.

Böyle bir yaşam tarzını insan eşiyle birlikte sürdürebiliyorsa dünyanın en mutlu insanı demektir. Çünkü paylaşılan güzellikler yanında en sevdiğin kişi varsa daha da değer kazanıyor. Hiç yalnız gezmedim, gezsem bu kadar zevk alır mıydım, hiç sanmıyorum.Ben kitabı yazdım ama gezilerin planlanmasından yolların bulunmasına, co-pilotluktan lojistiğe Yelda’nın desteği büyük oldu. Kitabı ilk okuyan kişiydi. Fikri duyduğunda çok heyecanlandı ve destekledi.

Yazının devamı: diken.com.tr

Başka Şehirler - Remzi Gökdağ

Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir