Sürgündeki kral Rama, 10 başlı şeytanı öldürdükten sonra eşi Sita ve kardeşi Lakshman ile birlikte Ayodhya şehrine döner. Bu zafer aynı zamanda Ravana ve Lanka krallığının fethedilişi anlamına gelmektedir. Halk, çok sevdikleri kraliyet ailesini karşılamak için yollara düşer. Sokakları, evleri mumlarla aydınlatırlar çünkü kralın ışığı en parlak eve konuk olacağına inanırlar. Sanskrit destanında anlatılan bu kutlamanın adı Diwali’dir, ışık festivali anlamına gelir.

Diwali’nin Dubai ile ilişkisine gelince… BAE’de nüfusun önemli bölümünü yabancılar oluşturuyor. 200’ün üstünde farklı millet ve etnik gruptan insan burada yaşıyor. Listenin başında 3,5 milyon nüfusa sahip Hintliler var, yani sokakta karşılaştığımız her üç kişiden biri Hintli, diğeri ya Pakistanlı ya da Filipinli. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Dubai’de azınlıklar kendi geleneklerini diğer grupları rahatsız etmeden sürdürebiliyor; bazıları Noel’i, bazıları Çin Yeni Yılı’nı kutluyor ama bu etkinliklerde kimse Hintlilerle yarışamıyor. Özellikle de ekim ayı sonu ya da kasım başındaki Diwali kutlamaları sırasında… Kentin en aydınlık akşamları bu önemli bayrama denk geliyor. Ticaretin yaşam tarzı olduğu, her yıl yüzlerce fuara ev sahipliği yapan şehirde Diwali etkinlikleri boyunca alışveriş artıyor, çarşı, pazar kalabalıklaşıyor, giyim mağazaları önünde kuyruklar oluşuyor, Altın Çarşısı’ndaki kuyumcu mağazalarının içine güçlükle girilebiliyor.

Işık festivali

Bu yılki kutlamalarda da kentin farklı bölgelerinde birbirinden renkli gösteriler düzenlendi. Diwali’nin ilk gecesi Dhanteras başladığında yüzbinlerce kişi karanlığa meydan okudu, kentin ışıkları hiç sönmedi. Kötülükleri uzaklaştırmaya çalışanlar evlerinin önünü, sokakları, meydanları aydınlattı, sanatçılar konserler verdi, havai fişek gösterileri yapıldı. Aralıksız süren ışık şöleni boyunca Dubai’ye karanlık çökmedi. Sadece Hindular değil, Sihler, Budistler ve Caynalar da kutluyor bu bayramı. Hindistan’ın dışında Malezya, Singapur, Pakistan, Nepal, Sri Lanka, Myanmar, Mauritius, Guyana, Trinidad-Tobago, Surinam ve Fiji’de de düzenlenen etkinlikler beş gün sürüyor. Bu dönem aynı zamanda yeni yılın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Lamba ve mumlarla dekore edilen pencereler, rengarenk ışıkların yerleştirildiği balkonlar görülmeye değer. Gecenin en önemli etkinliklerinden biri de havai fişek gösterileri. Mum ve meşalelerle süslenen sokaklarda ışık her köşe başını aydınlatıyor. Zenginlik ve refah tanrıçası Lakshmi’nin ışığını en çok beğendiği eve misafir olacağına inanıyorlar. Bu nedenle evlerini, işyerlerini temizlenip düzenleniyorlar. Resmi olarak söylenmese de Diwali, alışverişin en yoğun olduğu hafta anlamına geliyor. Bayramın ilk akşamı rengarenk kıyafetini giyip yakınlarını ziyarete gidiyorlar. Amaç sadece sohbet değil birbirleri için aldıkları hediyeleri de vermek. Hiçbir şey satın almayıp, sadece yaşanan renkli görüntülere tanık olmak için bile Dubai’nin çarşı, pazarına, özellikle altın çarşısında gelen turistler var. Hediyeler aile bütçesine göre değişiyor ama altın ya da gümüşü kimse ihmal etmiyor. Vitrinlerde sergilenen altınlar bu dönemde el değiştiriyor. Sıra sıra bilezikler Diwali öncesinde adeta kapışılıyor. Diwali, kişisel dünyayı ve ruhsal alemi aydınlatmakla kalmıyor, esnafın da yüzünü güldürüyor. Hediyeler altın ve gümüşle sınırlı değil; birbirlerine araba, ev alanlar da var.

Aydınlığın zaferi Diwali
Hediyeler aile bütçesine göre değişiyor ama altın ya da gümüşü kimse ihmal etmiyor. Vitrinlerde sergilenen altınlar bu dönemde el değiştiriyor.

Gençlerin ve yaşlıların bir arada kutladığı bayramda maddi alemin sınırları zorlansa da gelenekler asla ihmal edilmiyor. Bunların başında yaşlıların gençlere anlattığı hikayeler var. Gözü ve aklı dedesinin hediye edeceği yeni cep telefonuna kitlenen gençlerin ne kadarı bu masalları dinliyor bilinmez ama anlatılan efsanelerde hep aynı konu işleniyor; aydınlığın karanlıkla yaptığı zorlu mücadele! Yüzlerce yıl öncesinin inanışına dayanan Diwali’nin öğrettiği en önemli ders de bu zaten. Bilginin cehaletle savaşında ışığa duyulan özlem, iyiliğin kötülüğe üstün gelebilmesi için beslenen umutlar, ertelenen sevgiler, özlediğimiz ama ulaşmakta zorlandığımız saygı… Bütün bunlar, içinde yaşadığımız karmaşık düzende aradığımız mutluluğun harcını oluşturuyor. Stres, depresyon, kavga ve gürültüyle günden güne bozulan ruh sağlığımızı Diwali’nin felsefesiyle tamir etmemiz mümkün olabilir mi? Modern dünyada arayıp bulamadığımız erdemler acaba yüz yıllar öncesinin ışığında mı saklı?

Bu yazı 17 Kasım 2019 tarihinde Cumhuriyet‘te yayınlandı. Diğer Pazar Yazılarım