Ekonomide esen kara bulutlar geçim derdindeki onbinlerce Avrupalıyı göçe zorluyor. Krizdeki ülkelerde işlerinden olan insanların yeni hedefi İsviçre’de. Avrupa Birliği’ni (AB) reddedip serbest dolaşım yasasını kabul eden İsviçre’ye iş bulmak amacıyla gelen Avrupalıların sayısı her geçen yıl artıyor. Göç dalgasının “adı konmamış işgal” olduğuna inanan çok sayıda İsviçreli, ülkenin geleceğinden endişeli. Sessiz sakin kasabalarının, yabancılar tarafından ele geçirildiğini düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Özellikle turizmin ana geçim kaynağı olduğu bölgelerde yaşayan yabancıların sayısı yerli nufusu aşmaya başladı. Bu kasabalardan biri de Alplerin ortasındaki Taesch. 15 yıl öncesine kadar sıradan bir dağ kasabası olan Taesch’de bugün İsviçreliler azınlıkta. Burada yaşayan Portekizlilerin sayısı yakın bir gelecekte yerlilerin sayısını ikiye katlayacak gibi görünüyor. Yabancı nufusun artmasındaki en önemli etken yakınlardaki Zermatt kasabası. İsviçre’nin en çok turist ağırlayan merkezlerinden biri olan Zermat’ı ayakta tutan turizm sektörünün başarısında yabancı işçilerin katkısı büyük. Zermatt’taki hizmet sektörünün kahramanı olan göçmen işçilerin büyük bölümü Taesch ve yakınlardaki köylerde yaşıyor. Bunların büyük bölümünü Portekizliler oluşturuyor. Bir zamanlar kendi halinde, sessiz sakin yaşayan kasaba sokaklarında artık geceleri Portekizce müzikler yükseliyor. İlkokuldaki öğrencilerin çoğu yabancı. Kasabanın küçük meydanında Portekizce konuşanlar çoğunlukta. Marketlerde peynir ve çikolatadan çok balık ve şarap ürünleri satılıyor.

Yerlilerin bir bölümü yabancıların ülke ekonomisine katkılarını dile getirirken, çoğunluk kültürel kimliğin aşınmasından kaygılı. Onlara göre geleneksel değerlerin her biri göçün etkisiyle unutuluyor. Hasarın en önemli nedeninin AB ile imzalanan serbest dolaşım yasası olduğuna inananların sayısı fazla. Onlar sorunun sadece protesto ederek çözümlenemeyeceğinin de farkında. Somut adımlarla göç akınını durdurmaya çalışıyorlar.

Geçtiğimiz aylarda İsviçre hükümetinin yabancı kotasını sınırlaması bu girişimlerden sadece biri. Karar, AB’nin tepkisini çekse de muhafazakar İsviçelileri umutlandırdı. Ancak umutlarının kararmaması için yeni önlemler gerekiyor. Hedeflerinde serbest dolaşım yasasının kendisi var. Muhafazakar partilerin de desteğiyle bu yasaya karşı oluşturulan cephe her geçen gün biraz daha güçleniyor. İsviçre’ye göçün temelinde bu yasanın olduğuna inananlar geçenlerde yeni bir imza kampanyası başlattı ve kısa sürede 100 binin üzerinde imza toplayarak ülke genelinde referandum yapma hakkına sahip oldular. Yakın bir gelecekte İsviçre’nin başına bela olduğu düşünülen bu yasa için sandık başına gidilmesi sürpriz olmayacak.

İsviçreliler, 1992 yılında yapılan referandumda yüzde 1.4’lük farkla AB’ye “hayır” demişti. Bu karar birliğe komşu ülkeler kadar İsviçre için de beklenmedik bir sonuçtu. Oylama ülke tarihine “kara pazar” olarak geçti. İsviçre, bir anda AB’nin dışında kaldı. Bu durum halkta derin bir kaygıya neden oldu. Avrupa’dan izole bir geleceğin tedirginliği 20 yıl öncesinin en çok konuşulan konusuydu. Bir süre sonra kararın etkilerini hafifletmek amacıyla hükümet tarafından bir dizi adım atıldı. AB üyeliğini reddeden İsviçre 2008’de Schengen’e dahil oldu. İsviçre birlik dışında kalmıştı ancak Avrupalıların serbest dolaşımına izin vererek bir anlamda hatasını giderme yolunda önemli bir adım attı. Avrupa ülkeleri arasında sınır kontrollerini ortadan kaldıran bu anlaşmayla İsviçre’de oturma ve iş başvurusunda bulunan Avrupalıların sayısı arttı.

Bugün gelinen noktada, çoğunluk AB’yi reddetmekle doğru bir adım atıldığı görüşünde. Onlara göre göç krizinin temelinde 2008’de imzalanan serbest dolaşım yasası yatıyor. Bu yasanın Taesch ve benzeri kasabalarda bugün yaşanan kültür çatışmasının kaynağı olduğuna inanıyorlar.
İşsizlik oranı yüzde 2.8’lerde seyreden İsviçre’ye geçtiğimiz yıl 140 binden fazla Avrupalı göçmen geldi. Bu sayı önceki yıla oranla yüzde 6’lık artış anlamına geliyor. Gelecek kaygısına düşen Avrupalılar, bugünlerde İsviçre’yi gözüne kestirdi. Onlar burada kendilerine göre bir iş olduğuna inanıyor. Fakat İsviçreliler aynı fikirde değil. Avrupalı göçmenleri İsviçre’de istemiyorlar. Sorunu çözmek için bugünlerde ön çalışmalar yapılıyor. Yakında çok konuşulacak yeni bir referandum daha gündeme gelebilir.

13 Ocak 2013 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlandı.

2013_0113_Avrupalı_göçmenlerin_ekmek_kapısı