Petrole olan dış bağımlılığa son vermek bir Amerikan başkanının halkına bulunabileceği son vaatlerdendir. Bu, Washington’ın yazılı olmayan siyasi kuralları arasındadır. Amerikan halkının petrole bağımlılığını değiştirmeye siyasi kararlar yetmez. Son 30 yıldaki başkanlara göz atmak yeter. Richard Nixon, Jimmy Carter, Ronald Reagan ve Bill Clinton petrol tüketimini azaltmayı hedeflemiş ama bunu başaramadan Beyaz Saray’dan ayrılmışlardı. Amerikan halkının petrol bağımlılığı Bush’un bu yılki ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmasında tescillendi. Bush, dış kaynaklı petrol bağımlılığını azaltmayı kendine hedef seçtiğini söyledi. Kendisinden duymaya alışık olmadığımız sözlerdi bunlar. Petrol ile haşır neşir olmuş, geçmişinde petrol şirketlerinin yönetimlerinde yer almış bir başkan böyle diyorsa ciddiye almakta fayda var.
Petrol fiyatlarında son dönemdeki artış Amerikan ekonomisinde alarm zilleri çaldırıyor. Bugün önlem alınmazsa Amerika’nın 2025’te durumu karanlık gözüküyor. Ülkenin petrol bağımlılığının ilk sinyalleri 1970’lerde ortaya çıktığında tüketilen petrol günlük 17 milyon varili aşmıyordu. Bugün bu rakam 20 milyon varile ulaştı. Petrol ithalatı son 30 yılda yüzde 35’ten yüzde 60’lara çıktı. Ama Bush’un yeni enerji planı ve radikal önlemler alması halinde bile Amerikalıların bol silindirli araçlarından vazgeçeceği görüşünü kimse gerçekçi bulmuyor. Elektrik enerjisiyle çalışan araçlar yıllardır piyasada. Lakin Amerikalılar konforlu araçlarından inip, küçük elektrikli araçlara binmek istemiyor.
Bu alanda dışa bağımlılığı azaltmanın tek yolu teknolojiden geçiyor. Yani yeni yakıt türlerinin günlük yaşama uygulanması gerek. Bunlardan biri halen Brezilya’da başarıyla kullanılan bitkisel kaynaklı etanol. Ama bu araçları Amerika’da pazarlamak o kadar kolay değil.
Dolayısıyla Amerikan otomotiv devlerinin etanollü yakıtları tüketecek araçlar üretmesini beklemek de hayal.
Petrole bağımlılığı her geçen gün artan Çin ve Hindistan’ı unutmamakta fayda var. Ýran’la yaşanan krizin savaşa dönüşmesi halinde bugün varili 60-70 dolar civarında seyreden petrolün 100 doların üzerine fırlayacağı herkesin dile getirdiği bir olasılık.

Amerika’da en çok sevdiğim gün

Yeni yılla birlikte kendime bir takvim aldığımda, önce şubat ayının sayfalarını açarım. Ve şubatın ilk pazarını kırmızı kalemle işaretlerim. Bu, o gün arabama atlayıp kentin boş sokaklarında gönlümce gezeceğim, tenha mağazalarda sıra beklemeden alışveriş yapacağım anlamına gelir. Bu durum diğer Amerikan kentleri için de geçerlidir. Bugün geleneksel ‘Super Bowl’ yani Amerikan futbol liginin şampiyonluk maçının yapıldığı gündür. Amerikalılar televizyonlarının başına kilitlenir. Bu kez de 5 Þubat’ta 133 milyon Amerikalı televizyonlarının başındaydı. Evlerde mangallar yakıldı, tavuk kızartmaları, hamburger, cips ve biradan oluşan mönü eşliğinde şampiyonluk maçı izlendi. Amerikan futboluyla ilgisi olmayan benim gibiler de trafiksiz yolların keyfini çıkardı.

    14 Subat 06

    Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir