Akvaryumda gorevli bir yetkilinin su desarji sirasinda yaptigi hata farkedildiginde artik is isten gecmisti. Akvaryumun dekoratif susu olan “caulerpa taxifolia” adli zehirli yosun akvaryumun kanallarindan denize ulasti. Onceleri doga dengesini tehdit edecek boyutlarda yayilma egilimi gostermedigi icin dikkat cekmeyen yosun Akdeniz’de kendine uygun bir ortam bulup rahatca cogaldi. Bu sinsi yayilma bir anda Fransa kiyilarini tehdit etmeye basladi.

Birkac metrekarelik bir alandan on yil icinde binlerce hektarlik alani kaplayacak kadar yayilan katil yosun, zehirli oldugu icin diger canlilarin beslenme zincirine dahil olmuyor; bu da hizla uremesine yol aciyor. Diger taraftan bu yosun son derece inatci, dayanikli ve hemen her ortamda uyumlu bir tabiat sergiliyor; sudaki oksijeni tuketerek isgal ettigi alanlarda diger canlilara yasam ve ureme hakki tanimiyor.

Hollywood filmlerine ilham kaynagi olabilecek bu hikaye bugun Akdeniz’e kiyisi bulunan tum ulkeler icin ciddi bir tehlikeye donustu. Yosuna “katil” sifatini uygun goren bilim adamlari uyarilarini yapti, gerekli onlemlerin alinabilmesi icin yetkilileri harekete gecirdi; ancak tum girisimler katil yosunun Akdeniz’i istilasini onleyemedi.

Yayilma o kadar hizli oldu ki, 1986 yilinda sadece Monaco kiyilarinda gorulen yosun, 1990’da Fransa’ya, 1992’de Italya’ya ve Ispanya’ya ve gectigimiz Temmuz ayinda da Hirvatistan kiyilarina kadar ulasti.

Fransa’da 14 yil once baslayan bu tehlike artik Turkiye’yi de ilgilendiriyor. Cunku katil yosun buyuk bir hizla Turkiye sahillerine yaklasiyor. Ureme disinda, “tasiyicilarla” da yayiliyor bu yosun… Ozellikle balikci motorlari ve yatlar araciligiyla… Ornegin Marsilya’dan demir alan bir yatin capasina ya da zincirine takilan yosun, bu yatla Bodrum’a kadar gelebiliyor ve yatin limana demir atmasiyla da Bodrum’un sularinda kendine yasam alani bulabiliyor. Bu yuzden ozellikle denizcilere buyuk gorevler dusuyor.

Bu asamada en etkili cozumun biyolojik mucadele oldugu belirtiliyor. Bu konuyla ilgili olarak bugunlerde Nice Universitesi Deniz Bilimleri Laboratuvari’ndan Prof. Dr. Alexandre Meinesz’in basinda bulundugu ekibin yuruttugu calisma dikkat cekici. Calisma “Monisko” adi verilen bir tur deniz salyangozunun katil yosuna karsi biyolojik mucadelede kullanilmasini hedefliyor. Monisko onune cikan her seyi yiyen obur bil salyangoz… Caulerpa taxifolialarin yaninda baska deniz bitkilerini de yiyerek ekolojik dengeyi bozabiliyor.

“Yosun Zirvesi” Avrupa Birligi’ne uye ulkeler katil yosun konusunda son derece duyarli davraniyor. Bu duyarlilik 18-20 Mart tarihleri arasinda Girit’te yapilan Katil Yosun zirvesi ile bir kez daha kanitlandi. Katil yosunla mucadele amaciyla kurulmus bir Avrupa Birligi orgutu olan “LIFE”in duzenledigi zirveye ilgi buyuk oldu. Birlesmis Milletler Cevre Programi UNEP tarafindan organize edilen toplantiya Fransa, Ispanya, Italya, Turkiye, Yunanistan, Israil, Malta, Suriye, Lubnan, Guney Kibris, Fas, Tunus, Cezayir, Misir, Hirvatistan, Arnavutluk, Slovenya ve Monaco’dan altmisa yakin delege ve gozlemci katildi ve yosunun yayilmasini onleyebilmek icin yapilacak calismalar hakkinda ortak bir bildiriye imza atildi. Turkiye’yi temsilen zirveye katilan Dokuz Eylul Universitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Bolumu ogretim uyesi Prof. Dr. Sukran Cirik, Balikadamlar Spor Klubu Bilimsel Dalis ve Deniz Kirliligi Arastirma Sorumlusu Dr. Mustafa Tolay, Turk gonullu kuruluslarini temsilen biyolog Ergul Terzioglu’ndan olusan delegasyonun hazirladigi tez de Avrupa Birligi ortak rapuruna Kabul edildi.

Ozellikle Suveys Kanali’nin acilmasindan sonra Dogu Akdeniz’de yayilma egilimi gosteren caulerpa racemose gibi yosunlar da Turk delegasyonunun baskisi ve ikazlari sonucu tehlikeli ve yayilimci bir deniz canlisi olarak kabul edildi.

Zirveye Turk universitelerini temsilen katilan Dr. Mustafa Tolay, sozkonusu yosun turunun kisa bir sure icerisinde gemi balast sulari veya tekne karinalari ile Turkiye sahillerine sualti zenginliginin olumune ve turizm yatirimlarinin tehlikeye girmesine neden olacak bu yosun icin simdiden gerekli onlemlerin alinmasi gerektigine dikkat ceken Tolay, baliklarin yemedigi yosunun inanilmaz bir hizla yayilmaya devam ettigini soyledi. Tolay, “Bu yosun turuyle mucadelede en etkili yontem olarak bu yosunu yiyen iki tur salyangoz uzerinde durulmaktadir” dedi.

Katil yosunla ilgili olarak bilimsel calismalarini surduren Dokuz Eylul Universitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitusu ogretim uyesi Prof. Dr. Sukran Cirik, katil yosun u deniz dibindeki atese benzeterek su aciklamalarda bulundu:

“Bu yosun hizla cogaldigi icin sudaki oksijeni tuketerek diger canlilarin olumlerine yol aciyor. Deniz dibinde adeta bir orman yangini cikartarak tum canlilari yok ediyor. Insanla direct temasi sirasinda bir tehlike olusturmamasina ragmen gida zincirine giderek, toksik ozelliginden dolayi insanlarda zehirlenmelere neden oluyor. Bu yosun AIDS gibi, Ebola virusu gibi denizlerin bas belasi olmustur. Akdeniz’in ekolojik dengesine uymayan bir turun diger turlerle birlikte yasayamamasi dolayisiyla bu facia meydana gelmistir.”

Evet, bilim adamlarinin uyarilari boyle… Turkiye dogasini, turizmini ve balikciligini korumak istiyorsa, bir an once harekete gecip gerekli tedbirleri almak zorunda… Yumurta kapiya dayanmadan…

Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir